e-dergi aboneliği

Hedefimiz %100 okullulaşmayı ve daha kaliteli bir eğitimi gerçekleştirmektir.

Millî Eğitim Bakanı Sn. Nabi Avcı'nın 9 Mayıs 2013'te Başkent Öğretmenevi'nde Gerçekleştirilen KEP Uluslararası Konferansı'nda Yaptığı Açılış Konuşmasının Tam Metnidir. 

 

Değerli Bakan Arkadaşlarım, Çok Değerli Konuklar, Avrupa Komisyonunun Değerli Temsilcileri, Değerli Basın Mensupları, Sevgili Çocuklar,

 

“Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşması Projesi” kapsamında düzenlenen uluslararası konferansta aranızda olmaktan büyük bir memnuniyet duymaktayım.  Bizleri bir araya getiren bu önemli buluşmanın, birçok ortak değeri paylaştığımız Avrupa Birliği’nin kuruluş yıldönümüne denk gelmesi de, benim için ayrıca bir memnuniyet kaynağı olmuştur. Bu vesileyle herkesin Avrupa Günü'nü kutluyorum.

 

Değerli Konuklar,

 

Eğitim hakkından mahrum kalan çocuklarımıza ulaşmak için her türlü aracı ve imkânı kullanarak eşitsizliklerin ve ayrımcılığın üzerine kararlılıkla gittiğimiz ve güzel sonuçlar aldığımız bir süreçten geçiyoruz.

 

Memnuniyetle belirtmeliyim ki, ülkemizin eğitim alanında yıllar yılı biriken ve kronikleşen sorunlarının çözümü yolunda çok önemli mesafeler kat ettik. Bu uzun yolculukta bizlere eşik atlatan önemli kampanyalar ve projeler oldu. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, “Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Arttırılması Projesi" de bunlardan birisidir.

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu projenin operasyon yöneticisi ve sözleşme makamı. Bakanlığımız ise yürütücülüğünü üstlenmiş durumda.

 

Proje; kız çocuklarının eğitime erişimlerinin sağlanması konusunda ortak bir çabayı ve kararlılığı görünür kılmış; yerel karar vericileri, yöneticileri, eğitimcileri ve kanaat önderlerini harekete geçirerek ailelerin ve çocukların eğitim konusundaki farkındalığını önemli ölçüde arttırmıştır.

 

Hepimizin ortak arzusu; kız-erkek bütün çocuklarımızın, ama özellikle de kızlarımızın sadece okur-yazar olması değil, aynı zamanda eğitim düzeylerinin yükselmesi, yüksek kalitede bir eğitimle bilgi ve beceri sahibi bireyler olarak toplumsal hayatın her alanında yerlerini almalarıdır.

 

Aslında ailelerimiz ve çocuklarımız; eğitimin hayatlarını değiştirme gücünün, bilgi ve beceri sahibi olmanın, bir meslek edinmenin öneminin farkındalar.

 

Projeler vasıtasıyla sorunların ve ihtiyaçların doğru bir şekilde tespit edilmesi, meselelerimizin bir an önce çözümü konusunda bizlere ne yapmamız gerektiği konusunda çok önemli ipuçları sağlamaktadır.

 

Değerli Konuklar,

 

Başta kız çocuklarımız ve engelli çocuklarımız olmak üzere herkesin hayata eşit fırsatlarla başlamasını bir görev olarak görüyoruz.

 

Zira bilgi toplumunda yer alabilecek bilgi, beceri ve deneyimden yoksun kalmak, özellikle kız çocuklarımızı düşük statülü ve güvenceden uzak işlere ve yoksulluğa mahkûm kılmakta; başta şiddet olmak üzere her türlü istismara açık hale getirmektedir.

 

Ayrıca 2023 yılı için önümüze koymuş olduğumuz hedeflere ulaşmanın en önemli ayaklardan birini de eğitim oluşturuyor.

 

Dolayısıyla ülkemizin eğitim alanındaki hedeflerine ulaşması noktasında, yapılan ve yapılacak bütün iyi ve güzel işleri samimiyetle destekliyoruz.

 

Bu kapsamda Türk eğitim sistemini okul öncesinden yükseköğretime kadar, yaygın eğitimi de içerecek şekilde hayat boyu öğrenme yaklaşımıyla 12 yıllık zorunlu eğitimle yeniden düzenledik ve bu çerçevede uygulamalara devam ediyoruz.

 

Tüm bu değişim ve dönüşümlerle amacımız her düzeyde okullaşma oranlarının yükseltilmesi ve eğitim süresinin uzaması,eğitim müfredatı ve öğretim yöntemlerinin bilgi toplumunun bilgi ve becerileri kazandıracak şekilde yeniden düzenlenmesi, katı ve merkeziyetçi yapıdan uzaklaşıp daha esnek bir yapıya geçilmesi ve eğitimin niteliğini geliştirme yolundaki çabalara yeni bir ivme kazandırılmasıydı.

 

Bu yoldaki çabalarımız artarak sürüyor. Buna rağmen ortaöğretime kaydolup devam etmemiş veya e-okul sistemi tarafından bir okula yönlendirildiği halde okula kaydolmamış çocuklarımız ne yazık ki mevcut. Dolayısıyla bundan sonra üzerinde önemle durmamız gereken husus, çocuklarımızın eğitime erişimi kadar, devamlarının önündeki her türlü engelin kaldırılması olacaktır.

 

Aslında Türkiye çok kısa bir zaman diliminde; eğitimde derslik ve öğretmen ihtiyacı, kız ve erkek çocuklarımızın eğitime erişimleri, engelli çocuklarımızın eğitimi ve okulöncesi eğitimin yaygınlaştırılması gibi birçok alanda topyekûn bir sıçrama gerçekleştirdi.

 

Yeterli mi, elbette değil. Hedefimiz eğitimin her düzeyinde %100 okullulaşma ve daha kaliteli bir eğitimi gerçekleştirmektir. Bu da daha fazla çabayı, daha kapsamlı ve uzun soluklu işbirliklerini, daha büyük yatırımları ve bir zihniyet dönüşümünü gerekli kılıyor. Bu hususta Bakanlıklar arası ve özellikle Avrupa Komisyonu ile işbirliğimizin artarak sürdüğünü belirtmek isterim.

 

Türkiye eğitim ve kültür alanlarında Avrupa Birliği politikalarının hedef ve önceliklerini paylaşmaktadır. Bu doğrultuda ilgili olduğumuz Eğitim ve Kültür Faslında Tarama Toplantıları tamamlanmış ve Müzakere Pozisyon Belgesi hazırlanmış olmasına rağmen, ne yazık ki hâlâ müzakereye başlanamamıştır. Bu Avrupa Günü vesilesiyle kültürlerin ayrıştırıcı değil, bütünleştirici niteliklerini öne çıkarmamız gerektiğini vurgulamalıyım. Böyle bir Avrupa, hiç kuşku yok ki Jean Monnet ve Robert Schuman’ın ‘çeşitlilik içinde birlik’ anlayışına da uygun düşecektir.

 

Değerli Konuklar, Değerli Katılımcılar,

 

Okuyanlar bilir; Tolstoy’un ünlü romanı Anna Karenina şu cümleyle başlar: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer. Her mutsuz aileninse kendine göre farklı bir mutsuzluk nedeni vardır.”

 

Bizim de her bölgemizin, her ilimizin, hatta her çocuğumuzun eğitime ilişkin performansını çeşitli sosyal, kültürel ve ekonomik faktörler etkileyebiliyor. Bu sorunlardan bir kısmı önemli ölçüde kaynağı gerektirirken, bazen bir aile ziyareti veya ufak bir dikkat çocuklarımızın hayatını değiştirebiliyor.

 

Bunun en güzel örneklerini “Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Arttırılması Projesi”nin sonuçlarında da görüyoruz.

 

Kısa adıyla KEP, illerimizin kendine özgü sorunlarının ve farklı başarısızlık sebeplerinin üzerine eğilmiş, bu sorunlara yerelde çözümler üretmiş ve çocuklarımızın geleceğine aydınlık kapılar aralamıştır.

 

Kızların Eğitim Projesi (KEP), cinsiyetler arası ve bölgesel farklılıklara başarıyla müdahale etmiş; rehberlik ve yönlendirme çalışmaları; aile ziyaretleri, okulu bırakma riski taşıyan kız öğrencilerin temel dersler, sosyal ve kültürel etkinliklerle desteklenmesi gibi sayısız tedbir ve teşvik mekanizmalarıyla çocuklarımızı okullarına kavuşturmuştur.

 

İlk adımlarının 2011 yılının Mayıs ayında atıldığı ve içinde bulunduğumuz eğitim-öğretim yılının sonunda bitecek olan proje ile, eğitim hakkından mahrum kalan binlerce kız çocuğuna ulaşıldı.

 

Projenin ayrıntıları üzerine, hibe programlarıyla edindiğimiz kazanımlar ve bundan sonra yapılacaklara ilişkin birazdan uzun uzadıya konuşup tartışacağız.

 

Ama bir hakkı teslim etmek gerekirse, ulaştığımız bu sonuç; başta hibe proje ekiplerinin, danışma ve rehberlik hizmeti veren öğretmenlerimizin, ev ziyaretleri yapan gönüllülerimizin, yerel kanaat önderleri, liderler ve yerel düzeyde karar vericilerin, ulusal ve yerel medyanın konuya ilişkin hassasiyetlerinin ve gayretlerinin bir ürünüdür. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

Projenin devamı niteliğinde olan KEP-2’de ise öğrencilerin okula devamlarını sağlayacak tedbirlere öncelik vereceğiz. Mesela tarım işçiliğinden dolayı eğitime ara veren öğrencilerin eğitime devamlarının sağlanması, pansiyon ve yurt imkânlarının arttırılması, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi ve daha cazip hale getirilmesi gibi konular ağırlıklı olarak gündemimizde olacak.

 

KEP-1’deki örnek işbirliğinin bize sağladığı birikim ve deneyimler de, ümit ediyorum ki projenin devamı olan KEP-2 ile yolumuza devam ederken güçlü bir dalga etkisi oluşturacak.

 

Ben bu düşüncelerle uluslararası konferanstan verimli sonuçlar ve çözüm önerileri çıkacağını ümit ediyor, toplantıyı düzenleyenlere ve değerli görüşleriyle katkıda bulunacak olan katılımcılarımıza şimdiden teşekkür ediyorum.

 

Bu verimli birlikteliğin bizleri daha güzel günlere ulaştırması temennisiyle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.  

 
 
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin mali desteği ile üretilmiştir. Web sitesinin içeriğinden GET German Education and Training GmbH/British Council/EDUSER Danışmanlık
Hizmetleri Konsorsiyumu sorumludur. Web sitesinin içeriği Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.
iKGPRO Milli Eğitim Bakanlığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı British Council Icon Institute Eduser