e-dergi aboneliği

25/06/2013 - Söyleşi

"Hedef; 2023’te, Cumhuriyetimizin 100. Yılında %100 Okuyan ve Üreten Bir Türkiye..."

"MEB olarak bu yıl başlattığımız yeni eğitim sistemimiz, Okullar Hayat Olsun, Fatih Projesi gibi ulusal kaynaklı projelerimiz ve tüm bunların yanında IPA İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı kapsamında yürütücüsü olduğumuz projelerimizle bu hedefe doğru emin adımlarla ilerliyoruz.""

 

Soru:
Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Artırılması Projesi’ne geçmeden önce 17 milyon öğrenci, 780 bin eğitimciyi ilgilendiren bu soruyla başlamak isteriz. Yasalaşma ve uygulama aşamasında emek harcayan bir yönetici olarak 12 yıl zorunlu eğitimle ilgili genel bir değerlendirme yapar mısınız, neden 12 yıl zorunlu eğitim ve bu yeni sistemin temel kazanımları neler olacak?

 

Yanıt:
Biz Bakanlık olarak özellikle son yıllarda Türkiye’de eğitime erişim ve eğitimde devam süreleri, bölgeler ve cinsiyetler arasındaki farkların azaltılması noktasında önemli mesafeler kaydettik. Sorumlusu olduğum “Haydi Kızlar Okula Kampanyası” ile başlayan bu süreçte okullulaşma oranlarını artırdık. Bu kapsamda okullulaşma oranlarında ilköğretim düzeyinde %98’lerin aşıldığı, ortaöğretim düzeyinde %70’lere yaklaşıldığı, yükseköğretim düzeyinde ise %33’leri yakaladığımız ortada. İlköğretimde  kaydedilen iyileştirmelere en kısa sürede ortaöğretim ve yükseköğretim de eşlik etmeliydi, hatta bu bir zorunluluktu. Bilindiği gibi son yıllarda özellikle OECD ülkelerinde lise eğitiminin çağ nüfusunun tamamına yaygınlaştırılması ve üniversite öncesi eğitimin süresinin uzatılarak genç nüfusun daha uzun  ve mesleki açıdan becerilerini artıran eğitim alması yönünde politikalar oluşturuldu. Buradan bakıldığında Türkiye’nin 12 yıl zorunlu eğitime geç bile kaldığı söylenebilir. Rekabet içinde olduğumuz dünya, örneğin Avrupa Birliği Ülkeleri 2020 yılına kadar, çağ nüfusunun en az %90’ını ortaöğretim mezunu yapmak istiyor. Japonya çağ nüfusunun tümünü üniversite mezunu yapmayı tartışıyor. Ülkemizde ise nüfusun sadece % 28’inin lise mezunu olduğu dikkate alınırsa, köklü bir eğitim reformuna duyulan ihtiyaç ortaya çıkıyor. Zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkaran düzenleme ile toplam nüfusun ortalama eğitim yılı artırılacak ve okullulaşma oranındaki bölgesel farklılıklar da azaltılacak. Düzenlemenin en önemli amaçlarından biri de eğitim sistemimizi demokratikleştirme ve esnekleştirme arzusu. Değişik kademelerde oluşturulacak seçimlik derslerle tüm vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin eğitimden beklentileri, sosyal ve kültürel talepleri karşılanacak.  Öğrenciler sporda, sanatta veya başka bir alanda yetenek sahibi ise veya bu alanların birinde kendini geliştirmek istiyorsa 5. sınıftan itibaren kendisine bu imkân tanınmış olacak. 12 yıl zorunlu eğitimdeki bir başka yenilik ise eğitimin kademelere bölünmesi. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul, ikinci kademe 4 yıl süreli ortaokul ve üçüncü kademe 4 yıl süreli lise olarak yapılandırıldı. Böylece kademeler arası yatay ve dikey geçişlere imkân tanınmış, esnek yapı sayesinde bireye yetenek ve gelişimine göre erken yaşlarda tercih hakkı tanınmış olacak. Yapılan uygulama ile 6 yaşına girmiş çocuklarımızın ilköğretime başlamalarına fırsat verildi. Bu konuda dünya genelindeki uygulamalarla paralellik sağlanmış olacak ve erken yaşta eğitime başlayan bireyin bir yıl erken hayata adım atması sağlanacak.

 

Soru:
Kız çocuklarının ve kadınların eğitime katılımları ve eğitim düzeylerinin artırılması noktasındaki ulusal kampanyaları yakından takip ediyoruz, bu çerçevede değerlendirmelerinizi öğrenebilir miyiz?

 

Yanıt :
Bildiğiniz gibi Türkiye genelinde son 9-10 yılda hayatın her alanında kadın-erkek eşitliğini sağlamak için yapılan yasal düzenlemelerin yanında, kadınların eğitime katılmaları ve eğitim düzeylerinin arttırılması hususunda önemli ilerlemeler kaydedildi. Buna paralel olarak belirlenen Bakanlığımızın Stratejik Planında da açıkca belirtildiği gibi “Eğitime erişim bakımından cinsiyet ve bölgesel farklılıkları gidermek” en önemli stratejilerimizden biri.

 

Bu çerçevede alt ve üst yapıdaki reformist faaliyetlerimizin yanında kız çocuklarının ortaöğretime erişimleri konusunda şartlı nakit transferi, ücretsiz taşıma, kız öğrenci pansiyonlarının kapasite ve sayılarının arttırılması, aile eğitimi gibi sayısız çalışmayla bu alanda faaliyet gösteriyoruz. Süregelen bu çabaların sonucunda, çağ nüfusunun ve özellikle kızların eğitime erişiminde önemli gelişmeler sağlandığının en somut göstergelerinden biri hiç kuşkusuz, eğitime erişimde cinsiyetler arası farkın %7,25'ten 2012 yılına geldiğimizde %0,50'ye düşmüş olması.

 

Kız çocuklarımızın genel ortaöğretim ve mesleki teknik öğretim seviyesinde de %100 okullulaşmasını sağlamak istiyoruz. Son yıllarda kız teknik ve meslek liselerine kayıt yaptıran öğrenci sayısındaki artışlarla, kız çocuklarının eğitimi ve meslek edinmesinin önemine ilişkin toplumda da bir bilinç oluşturuldu. 9 yıllık dönemde, eğitimin her basamağında kız çocuklarımızın yükselen okullulaşma oranları artırıldı.

 

Sayın Bakanımızın liderliğinde başta kız çocuklarımız olmak üzere tüm çocuklarımızı çağın gerektirdiği her türlü bilgi, donanım ve beceriyle zenginleştirmek yolundaki planlama ve uygulamalara öncelik veriyoruz. Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Artırılması Projesi (KEP) de bunlardan biridir. Bakanlık olarak kullandığımız e-okul sistemi sayesinde eğitim çağında olan çocuk ve gençleri sisteme kaydediyoruz, bu nedenle bugün eğitime erişimden çok devamlılığın sağlanması hususunda faaliyetlerimizi yoğunlaştırdık. Ulusal kaynaklı projelerimizin yanında, Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Artırılması Projesiyle de bu yoldaki çabamızı güçlendirerek sürdürdük, gelen KEP-2 ile bu konudaki çalışmalara devam edeceğiz.

 

Bildiğiniz gibi KEP, IPA IV İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı (İKG OP) kapsamındaki 5 öncelikten biri olan eğitim önceliğinin altında tedbir 2.1’de ifade edilen“Eğitimin Önemi Hakkındaki Bilincin Arttırılması ve Başta Kadınlar Olmak Üzere İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi ve İş Piyasasına Giriş İçin Okullulaşma Oranının Artırılması” önceliğine uygun olarak geliştirildi. Proje faaliyetleri 2011 Mayısı'nda başladı, 2 Temmuz 2013 günü sonuçlandırdık.

 

Soru:
“Kızlarımız Kıymetimiz Okuması Geleceğimizdir” alt sloganını kullanan proje faaliyetlerine ve bu projenin içinde yer aldığı operasyona ilişkin bilgi alabilir miyiz? Elde edilen sonuçlar neler ?

Yanıt:
8 Mart 2012 günü,  %100 Okuyan Üreten Türkiye sloganı ile kampanyasını başlattığımız projemiz, uzun ismiyle Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Artırılması Projesi (KEP), 16 milyonluk avroluk Kız Çocuklarının Okulllaşma Oranın Artırılması Operasyonu’nun bir parçasıdır.  Eğitimin; cinsiyetler arası ve bölgeler arası farklılıkları ortadan kaldırmanın en önemli aracı olduğu bilgisiyle kurgulanan, kız çocuklarının, kadınların, eğitime ve istihdama erişimlerini destekleyen “Özellikle Kız Çocuklarının Okullulaşma Oranının Artırılması Operasyonu”nun kaynağı AB ve Türkiye Cumhuriyeti ortak finansmanı ile sağlanıyor.

 

Bu kapsamda ilk aşamada NUTS2 Bölgesinde toplam 10 milyon avroluk bir destekle 89 hibe projeyi sonuçlandırdık. Okullar, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri, STK’lar projelerle harekete geçtiler ve tek tek evleri gezerek çocuklar ve aileleriyle görüştüler. Binlerce çocuğumuz eğitim imkânlarına kavuştu bu projelerle. 19 Mart’ta  bu projelerin sonuçlarının sergilendiği bir Ulusal Konferans gerçekleştirdik.

 

Aynı operasyonun altında ayrıca Bakanlığımızın merkezî ve yerel  kapasitesinin artırılması için teknik destek projesi yürüttük. Bu proje geçen sene başladı. Okulların, Rehberlik Araştırma Merkezlerinin hâlihazırdaki kapasitesini ortaya koyan bir araştırma yaptık; bu bilgilerle bir eğitim programı hazırlayarak, çocukların sisteme kazandırılması ve eğitimde tutunması aşamasında kilit öneme sahip   sınıf ve rehber öğretmenlerimize eğitimler verdik. 2.000’e yakın öğretmen ve 500 üniversite öğrencisi eğitim aldı bu kapsamda. Onlar özellikle risk grubundaki aileleri ve çocukları sisteme kazandırmak için alanda çalışmaya başladılar. Okulda öğrenci destek programları uygulandı ve ev ziyaretleri yapıldı. Okula kazandırılan her çocuğa ayrıca üniforma, eğitim araç gereci gibi eğitim yardımları yapıldı. Temel eğitim sonrasında kayıt dışı ve devamsız çocuklara ulaşılması amacıyla bir alan araştırması yaptık, buna bağlı olarak da il eylem planları hazırladık.

 

En önemlisi kız çocukların eğitime erişimlerinin sağlanması konusundaki kararlılığımızı ve çabayı görünür kılmayı amaçlayan bir kampanya hazırladık. Kampanya televizyon spotları, sosyal medya uygulamaları ve yerel etkinliklerle; başta kız çocukları olmak üzere sistem dışında kalan çocukların eğitim imkânlarından yararlanması için merkezî düzeyde vurgulanan kararlılığın başta yerel karar vericiler, yöneticiler, eğitimciler ve kanaat önderlerini harekete geçirerek ailelerin ve çocukların eğitim konusundaki farkındalığını artırmayı amaçladı. Bu konuda başarıya da ulaştı. Son olarak mesleki eğitimin önemine değinen bir de radyo kamu spotu hazırladık ve bu günlerde bu spotlar ulusal TV ve radyo kanallarında yayımlanıyor.

 

Kısa adıyla “Kızların Eğitimi Projesi”nde (KEP) Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek; Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Millî Eğitim Bakanı’nın rol aldığı TV spotları hazırladık. 147 MEBİM Hattı’nı eğitim sisteminin dışında kalan veya okula devam etmek isteyen çocuklarımıza adresleyen bir kamu spotumuz yayımlandı. Eğitim Geleceğim başlığı altında. 147 MEBİM Hattı’na gelen yaklaşık 1.200 çağrının 800 tanesi sonuçlandırıldı ve 800 çocuk eğitim sistemine kazandırıldı. Kampanyanın genelinde iki temel mesaj verdik: İlki 2023’e kadar  kadını ve erkeğiyle %100 Okuyan ve Üreten Türkiye. Diğeri de “Evlatlarımız, kızlarımız bizim kıymetimiz okumaları geleceğimizdir.”. Bu slogan her şeyi anlatıyor aslında.

 

Türkiye’yi 10 büyük ekonomi içinde görmek istiyorsak, kız çocukların eğitim sistemine erişimindeki tüm engelleri kaldırmalıyız.  Kız çocuklarının sisteme kazandırılması  konusunda merkezdeki bu kararlılık projenin 16 pilot ilinde de görünür olmalı dedik ve 16 ilde yerel kampanyalar yürüttük. Hazırlanan il eylem planlarının bir parçası olan bu kampanyalarla ilin Valisi ve Millî Eğitim Müdürü’nün liderliğinde ailelerle, çocuklarla, STK’larla bir araya gelindi. Kampanyanın yaratacağı bu fırsatlarla eğitimin önemini ve yeni sistemi anlattık. Bunun için de “eğitim hayat, umut, ekmek ve özgürlüktür” diyen bir kısa filmle desteklenen bir rehber hazırladık. Rehber başta ailelere ve çocuklara yol göstermekte, sistemin olanaklarını aktarmaktadır. Bu arada her geçen gün izleyicisi artan www.kizlarinegitimi.org  web sitesi ve sosyal medyayı da kullanmaktayız. Kampanya kapsamında Ankara’da gerçekleştirilen Uluslararası Konferansta, KEP’in somut çıktıları ile AB 2020 Eğitim Stratejisi çerçevesinde belirlenen hedefler ışığında yapılması gerekenleri değerlendirdik. Operasyonun son projesi ise, ekipman alımını kapsıyor. 2 milyon avroluk kaynak ile de 9 ildeki pilot okullarımıza özellikle mesleki eğitimin kalitesini artıracak teknik ekipman alıyoruz.10 Haziran 2013’te Şanlıurfa’da projenin Kapanış Toplantısı’nda 200 davetlinin huzurunda pilot illerin il millî eğitim müdürleri ve il operasyon ve koordinasyon ekibi üyelerine teşekkür ettik.

 
 

İlgili dokümanlar

Kayıtlı dökuman bulunamadı.
 
Bu web sitesi Avrupa Birliği'nin mali desteği ile üretilmiştir. Web sitesinin içeriğinden GET German Education and Training GmbH/British Council/EDUSER Danışmanlık
Hizmetleri Konsorsiyumu sorumludur. Web sitesinin içeriği Avrupa Birliği'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.
iKGPRO Milli Eğitim Bakanlığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı British Council Icon Institute Eduser