Foto Galeri


Video Galeri

Sizden Gelenler - Birsen Kaya

TÜM OLUMSUZLUKLARA KARŞI KÜÇÜK YÜREKLERİN ÖĞRETMENİ OLMAK

Saygı değer müdürüm, sevgili meslektaşlarım ve kıymetli misafirler, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hoşgeldiniz.

İstanbul doğumlu, aslen Sakaryalı'yım. Bundan 4 yıl önce ilk atama yerim olan Van’a geldim. İşte hayatımın dönüm noktası olan bu şehir Van’dı benim için. Hayatımın en zor ve en güzel döneminin başrolüydü.

…. İlk atandığım yer: 8. Tercihim olan Van\ Merkez Derebey ilkokuluydu. Bir yandan hüzün vardı içimde ailemden ayrılacağım için, bir yandan da o gözleri gülen, temiz, masum öğrencilerim olacağı için içim kıpır kıpırdı. Ve Van’a yolculuk başlamıştı kardeşimle birlikte. Çevreden birçok söz duydum oraya nasıl gideceksin? Orda görev yapılır mı? Orda kalınır mı? Herkes bir önyargılıydı oraya karşı.Oraya gittiğimde merkeze bağlı bir köy okuluna atandığımı öğrendim. Merkeze 60 kmydi. Acaba nasıldı orası? Hangi durumla karşılaşacaktım? Bir belirsizlik vardı içimde cümlelere dökemediğim ama çok derinden yaşadığım ve hissettiğim. Onların bana ihtiyacı vardı, bir öğretmene sımsıkı sarılmaktı istedikleri tek şey. Ve okula gittim, karşılaştığım manzara beklentilerimi karşılamıyordu. Devlet beni atamış oraya ama ortada sınıf yoktu. Anasınıfı olarak gösterdikleri oda köy öğretmenlerinin kaldığı küçük ve çamur içinde olan bir yerdi. Kayıtta 24 öğrencim vardı ve ortada sınıf yoktu. Burayı sınıfa çevirmeliydim, Milli eğitimden araç- gereç temini ettim ve temizlik yaptım okulu 5 gün sonra eğitim- öğretime açtım.  Aynı okulda çalıştığım öğretmen arkadaşlarım okula karşı ön yargılıydılar. Ama ben bu düşüncelere kulaklarımı kapadım. Bardağın boş değil, dolu tarafından bakıyordum. Öğrencilerimle tanıştım, farklı coğrafya ve kültüre gelmiştim. Fiziksel ve dil özellikleri olarak bana farklı gelmişlerdi. Ama o kadar sevecen, o kadar masumlardı ki onları sevmemek elde değildi. Öğrencilerle yaşadığım tek problem dil problemiydi. Çocuklara bir şeyler öğreteceğim ben onları anlamıyorum onlarda beni anlamıyordu. Büyük sınıftan öğrenci çağırıp tercümanlık yaptırıyordum ilk zamanlar. Dedim bu böyle gitmeyecek… Çocuklarıma mevsimleri öğreteceğim internetten mevsimlerin Kürtçesine bakıp kağıda yazdım. Okula gelip önce Kürtçesini sonra Türkçesini söyledim aralarında bağlantı kurdum ve dersleri işlemeye başladım. Öğrencilerimle sınıf içinde sürekli iletişim halindeydim Türkçeleri gelişsin ve hayatlarının ilerleyen yıllarındaki sınavlarda başarılı olsunlar diye. Ve artık başarmıştım öğrencilerim yarım yamalakta olsa Türkçe konuşa biliyorlardı. Tabi bende bu süre zarfında onların dillerini yarım yamalakta olsa öğrenmiştim. Beni benimsemişlerdi. Okulda o kadar çok olumsuzluklar vardı ki ama öğrencilerimin sevgisi bunları kapatıyordu. Kasım ayında sular donardı ancak mayıs ayında gelirdi, elektrik kesintileri de oluyordu sürekli. Kışın sınıfımızda soba yakıyorduk, okula geldiğimde önce soba yakmaya çalışıyordum, odun, kömür… Bulunduğum yer dağlıktı, çok soğuktu ve ulaşım zordu. Yeri geldi yolda kaldık, yeri geldi araba ittirdik.. Öğrencilerimin durumları iyi değildi onlara yardımcı olmalıydım. Öğrencilerime ve bütün okul öğrencilerine duyarlı kişilerden kıyafet, kırtasiye, giysi, ayakkabı yardımı buldum. 23 Nisan gösterisi için gösteri hazırladım ama kıyafetleri alacak durumları yoktu. Yine yardımseverlerden destek aldım bu konuda. İlk yılım bu şekilde geçti. İkinci yılımda Yüzüncü Yıl üniversitesi eğitim bilimleri enstitüsü eğitim yönetimi denetimi teftiş planlama ve ekonomisi bölümünü tezli yüksek lisansı kazandım ve başladım. Aynı zamanda lisans olarak ikinci üniversiteyi okuyordum ÇEKO bölümünü. Van’da öğrencilerim, yüksek lisans ve ikinci üniversite olmak üzere bir sürü uğraşım vardı. Buraya alıştım ve sevdim. Bunun dışında ilk yılımda okulda sabahçıydım, ders saat 6 da başlıyordu. Okula yetişebilmem için sabah 4’ te kalkıyordum, herkes uyurken. Okula gidip öğrencilerime eğitim- öğretim verebilmek içindi her şey. Sabahın 6’sında karanlıkta beni sınıfın kapısında bekleyen güzel yürekler vardı servisten inerken koşarak bana sarılan sıcaklığını en derinden hissettiğim. Ve onları çok seviyorum. Her şey geleceğimizin mimarı çocuklarımız için…

Ancak şuanda yaşadığımız problemlerin başında ne yazık ki özellikle köydeki kız çocuklarının ailelerinin eğitime katkıları çok az seviyelerde.

Bunun dışında okulumuz için batı illerinden bir kardeş okul projesi başlatmayı düşünüyorum. Bununla ilgili de desteklerinizi bekliyorum.

Öncelikle hayatımın her evresinde yanımda olan, buralara gelmemde maddi ve manevi desteğini esirgemeyen aileme, kıymetli büyüklerime, beni her zaman destekleyen müdürlerime ve bir etkinlik yaptığımda beni yalnız bırakmayan tüm meslektaşlarıma gönülden teşekkür ederim.

 

 

Selam ve sevgilerimle….

Birsen KAYA